6 Kasım 2017 Pazartesi

TRAKYA BAG ROTASI_BAREL

     Bir pazar gününü İstanbul'dan biraz uzakta; ama çok uzaktaymisçasina üzüm bağlarinin icinde, sevilenlerle yerli şarapları tadarak, belki şişe açtırıp güzel yemekler yiyerek hoş sohbet gün geçirmek.. Heh iste tam da bunun icin Trakya bölgesinde güzel bir proje baslatmislar: Trakya Bağ Rotası. Bu rota 12 butik şarapçının desteği ile 2013 yilinda oluşturulmuş. Kırklareli’den başlayıp Çanakkale’ye kadar uzanıyor. Projede adı geçenler : Vino Dessera, Arcadia, İrem Çamlıca, Barel, Chateau Nuzun, Umurbey, Barbare, Melen,
Chateau Kalpak, Gülor, Gali ve Suvla.

     Biz dün Barel ile rotaya keyifli bir giriş yaptik. Öglen saatlerinde vardigimiz Barel Bag Evi'nde önce 6 farkli şarap tadımını sunuma dahil lezzetli peynir tabagıyla yaptık. Şaraplarin üreticisi Ömer bey yoğunluktan dolayı hızlı ama yeterince açıklayıcı bir sunumla bize şaraplarını, aldıkları puan ve ödülleri hakli bir gururla tanıttı..


     Saraplarin hepsi birbirinden guzeldi de bizim zevkimize en uygun olani , hem yoğunlugu ve kadifemsiliğiyle hem de aromasıyla cabernet sauvignon&syrah kupaji oldu ve tabii ki şişemizi açtirdik. 


     Şarabın yanında istedigimiz şarkuteri tabagi ve istiridye mantari denemeye deger.  Ha bu arada mezeler iyi , guzel, lezzetli de istiridye mantarimizi yakmislar ve yaniklari da alta koymuslardi ! Bu uyanikligi es gecmedik tabii ki ama keyfimiz cok yerinde oldugu icin uzerinde durmadik. bkz:sarabin etkisi geçince su yuzune cikan sinir bozucu detaylar.


     Mekan olarak keyifli, soba ve kirmizi beyaz örtülerle samimiyet katilmis, gün geçirmek ve fotoğraf çekmek icin hos bir bağ evi yalnız dış dekorasyona pek önem verilmemis; mesela bahçede bir kartal figürü var ki ben hala niye orda oldugunu anlamadim.

     Sonuca gelecek olursam şarap seven , şarapla tanışmak isteyen, keyfine düşkün, haftasonu kaçış yollari arayan herkes gitmeli, görmeli, fikir sahibi olmalı ve bu rotaya bir yerinden baslamalı...

     Keyfimiz bol olsun ...
    


2 Ekim 2017 Pazartesi

tayland , phuket

     Herkeste bi Puket aski.. Giden anlatmalara doyamiyo , gitmeyen dinlemelere.. Bu bolgenin bu kadar anlaticisinin ve hevesli dinleyicisinin olmasinin sebebi pek tabii ki vizesiz, ucuz, tropik olmasi.. Bu kadar turist çekiyosa , bu bölge üzerine bişeyler yazmamak olmazdı zaten. İşte Puket tatili ile ilgili faydalı bilgier:



     1- Sirf Puket'in merkezi diye bir cok insanin tavsiye ettigi gibi Banglaroad dolaylarinda bir otelde kalinMaMalidir; zira aksam trafige kapali bir eglence caddesidir falan ama denizi kotudur ve kokar. Ayrica her milletin en varoslari bu bolgede hatun dusurmenin derdindedir. Kari koca, sevgili vs icin gunler gecirilecek yer degil , koca tatilde 1 veya 2 aksam takilinacak bi caddedir. Dolayisiyla bunun yerine 4km guneyindeki Karon beach veya 6 km daha guneyindeki Kata beachte kalmali ve hem kaliteli turist ortaminin hem de guzel ve kokmayan denizin keyfi surulmelidir.

     2- Ada mutlaka motorla gezilmelidir , keyfine doyum olmaz.. Motor ehliyeti yoksa gitmeden en azindan scoother kullanmak ogrenilmelidir. Kiralarken vs ehliyet sormazlar ama polis cevirirse ve uluslararası ehliyet yoksa 500 baht cezasi vardir ki oylesi bir keyif icin bu riske girmeye degecek bir miktardır kendisi. Soldan akan trafik korkutmasin, birkac dakikalik sürüş sonrasi o adrenalinle hizlica adapte olunur  Harita edinilip, bir gun kuzeye bir gun guneye rota olusturularak tatil cok daha keyifli hale getirilebilir. 

     3-Turlara katilmak guzel fikir, kacirilmamalidir. En az bir tura dahil olunmali , cesitli koylar ve adalar oralara gitmisken görülmelidir.  


     4- En az 3 kere masaj yaptirmadan donulmemelidir.. Fiyatlar cilgin ucuzken ve isi bilen insanlarin memleketine gidilmisken bu firsati kullanmamak pek yerinde bi hareket olmaz. Ozellikle ayak masaji❤olsa da yaptirsam.. 

     5-Siam niramit show mutlaka gorulmelidir. Ben bu showu Bangkok'ta izlemistim, Puket'teki sahneyi vs bilmiyorum ama dunyaca unlu bir show oldugu icin mutlaka ayni ozen ve nizam soz konusudur diye düşünüyorum. 

     6- Gece pazari cok keyiflidir. Yeme icme, et, meyve vs yenilecek her turlu sey bu pazarda pisirilip sunulur. Sut mısırları bence cok lezzetli, her gorulen yerde yenmelidir. Sushi yemeyin, ben zehirlendim, eczacinin tepkisi sushi mi yediniz oldu. O sicakta sushi dayanmiyo, bosverin.

     7- Katabeach'te KAtaturk restoranina mutlaka gidilmelidir. Puket' te Ataturk gormek insani cok mutlu ediyo 珞 Zaten bikac gun sonra caniniz turk yemegi yemek, demli bi çay içmek isteyecekti,, e  artik bu bilgiye sahip oldugunuz icin de illa ki en azindan bi cay icmeye gideceksiniz:-)

     8- Motorla guneye gittiginiz gunun aksami, en guney noktada , deniz kenarinda renkli lambalarla aydinlatilmis acik hava restoraninda gecirilmelidir.. Salas ama buyuleyici bir ortam, gordugunuzde burda duralim diyeceksiniz zaten.. 

     9-Hakiki hindistan cevizi yagi ile guneslenilmelidir. Biz bunun ne kadar ise yaradigini cok aci bir tecrubeyle Maldivlerde ogrendik, yerel halki dinlememenin , yok artik daha neler, mahvoluruz gunesten diye burnumuzun dikine gitmemizin sonu bi hayli acili oldu. Ben sahsen artik sadece hindistan cevizi yagiyla gunesleniyorum ki Puket'teki tatili rezil etmek istemiyosaniz bence x faktorlu urunlere guvenmek yerine bana guvenin.  

     10-"swim here" bayraklarina dikkat edilmeli, cankurtaranlara atar gider yapilmamalidir. 

     11- Havaalani tranferi icin tur satan kisilerden sezona gore degisse de  ortalama 900 baht fiyat alinabilir; transfer reservasyonu bosta arac bulunmamasi riskine karsi son aksama birakilmamalidir.

           Keyifli tatiller 

hobik miyim ne ?!

     Hayatimin her doneminde bir ilgi alanim oldu ve bu ilgi alani her donem farklıydı: bazen bir muzik aleti, bazen dunya mitolijisi, bazen yabanci bir dil, bazen ekonomi ve borsa, bazen yemek yapmak, bazen ulkeler ve tarihleri , bazen tig yumak isleri vsvs surekli degisen ve belli bir noktaya kadar ogrenildiginde sıkılma hissiyle terkedilen zibilyon tane ilgi alani.. 30 yil boyunca bunun bir eksisini gormedim; aksine, yeni tanistigim insanlarla cok hizli ortak noktalar bulabilen herkesle cok rahat iletisim kurabilen ultra sosyal bir insan oldum.  Konusacak sey bulamadigim tek insan tipi bir ilgi alani olmayan insan.. O da olmasa da olur zaten🤔
     Hayat boyle iyiydi , bi ton sey ogreniyodum, birseyi cok iyi bilmektense herseyi kendine yetecek kadar bilmek bence daha kıymetliydi, sonucta o şeyden para kazanmak vs gibi bir derdim yoktu, amaci para kazanmak olanlar o konuda uzman olsundu, ben kendimi gelistiriyordum...derken bir yerden sonra bu surekli baslayip birakma hali bana kendimi sorgulatmaya basladi. "Amacsiz miyim acaba? Herseyi kendime yetecek kadar biliyorum ama neden daha ileriye gitmiyorum ki? vsvs..     
     Etrafimda genelde sistemli calisan, belli bir duzene ayak uydurabilen insanlar oldugu icin onlara göre benim durumum biraz maymun istahlilikti; cunku bir seyi tam olarak ogrenmek sabir ve sistemli çalışmayı gerektirirmismismis ki bende de o yokmuş, uzerine dussem super sonuclar ele edecekmisim ama bırakıyomusum iste...
     Yine böyle kendimi sorguladigim bir günde benimle ayni kaderi paylaşan bir arkadasimla konustum.. Ic seslerimiz dis ses oldu.. "ne yapiyoruz yaw biz ? " vs diye hayiflanmaya basladik.. Ertesi gun bana gelen bir linkle anladim ki sorun falan yok ortada 😜 Emilie Wapnick in Ted konusmasi tam olarak beni anlatiyodu... Ben meger "multipotentialite"misim yani "cok potansiyelli" ,, o zaman dans 💃💃😂🤣 Konusmada cok potensiyelli insanlarin farkli seylere olan bitmek bilmeyen ilgilerinden ve bu insanlarin aslinda ne kadar kıymeti bilimesi karakterler oldugundan bahsediyo.. bkz: ben 🤗
     Neyse sonuc olarak ben bu aralar da ukeleleye merak saldim; cunku neden salmiyim.. Etraflarinda benim gibi surprizlerle dolu bi insan oldugu icin çevremdekiler cok sansli😎😂 Kiymetimi bilmeyen de kendi bilir artik.. Bu arada Ozgur bebisim, iyi ki varsin, iyi ki o linki attin.. Bugun ispanyolcaya bayadir ara verdigimi dusununce gecen yilki bu paylasimimiz geldi aklima, yazayim dedim..Iyi ki varsin benim multipotentialite bebisim🤗

24 Mart 2017 Cuma

YOGA'YA BAŞLAMAK

üniversite yillarimda iki tane cd ile cok yanlis tanistigim , yillarca pujahahja diye dalga gecip cd deki sacma goruntuler üzerinden bilmeden , arastirmadan uzak durdugum , durmayana da kafayi kirmis gozuyle baktigim ,, yillar sonra ise yine bir anlik spora baslama hevesiyle internette arastirma yaparken bu sefer yiginla kaynak buldugum, okudugum, izledigim, uyguladigim ve "nihayet! iste aradigim bu!" dedigim yoga..

O noktadan bu noktaya gecmemdeki ilk sebep tabii ki bakis açım. Bakis acimiz herşeyi kabul veya reddetmek konusunda ilk merci malum. Uni yillarimda plates yapan, hayat enerjisi anlaminda zaten cok yuksek biri olarak istedigim tek sey vucudumun guzelligini, sertligini korumak ve bu şekilde kendimi saglikli yasadigima ikna etmekti, ki yillarca bunu cok da guzel basardim. sonra 1.5 yil kadar ara,,, yeniden arayis..ama bu sefer farkli biseydi aradigim.. bedensel degildi sadece.. beni biraz daha sakinlestirecek, dinlendirecek birseye ihtiyacım vardi bu sefer.. Ee o nasi olacak ki hem spor yapıp hem dinlenmek?!

Yürüyüş tabii ki.. Gunde ortalama 10-12 km yurumeye basladim.. Enerjim iyiydi, keyfim yerindeydi ama bisey eksik.. olmadi, aradigim bu degil.

Yüzme.. o bilmem kac haftalik klorlu havuza giriyo olmak bile beni psikolojik olarak bu kadar yorarken nasil dinlenebilirm?!

Bisiklet.. hem yorucu hem de bi yere kadar.. bana devami olan, devamli yapabilecegim, havaya bagli olmayacagim, evden cikmadan da yapabilecegim ve malum dinlenebilecegim bisey lazim..

ara guzin ara...

himmm.. yoga.. pehh.. amannn o cdleri hatirlasana.. 15 dk om yapan koskocaman bi teyze.. hem yoga zayiflatsa o zayiflardi.. forma sokmadigi asikar.. hele diger cd.. isinmadan paldir küldür cok sert hareketler yapan garip amerikali.. i-ihh.. benlik degil..

.....baska bisey bulamamak..

dur şu yogayi biraz daha arastirayim..

Ve buldum.. 1 yildir yoga yapan bi insanim.. Hic sıkılmadım, hic yorulmadim, hic of demedim.. of diyecek oldugumu hissettiğimde zaten yapmadım.. Su an hayatimda gercekten kendi istedigimde, istedigim heryerde yaptığım bisey varsa o da yoga. Ben ki gezmesi , tatili bitmeyen bir insan olmama ragmen , kendimi bu kadar özgür hissetmeme neden olan sey yoga. Nefes ne kadar onemliymis meger zihni susturmakta.. dinginlesmekte.. dinlenmekte.. Hareket ederken dinleniyo olmanin hazzi anlatilmaz yaşanır..

Bu haz benim hayatimda kalici.. Kendi kendini kalici kildi zaten henuz 1 haftalikken:

Bizim is ziyadesiyle yorucudur bazen, o cok yorucu donemlerden birinde gece eve gelmek, dus alip uyumak , sabahin 5 inde bacak arkalarinin agrisiyla uyanmak 😐 sinirlenmek,, yasli gibi hissetmek.. salona gidip uyuz uyuz oturuken yoga matini gormek , kalkip 2 tur gunesi selamlama yapmak ve agridan eser kalmamasi..

saka mi lan bu 🤔🤔😮 gercekten .. oha.. agrim bitti saskinligi..salonda kendini dinlemek, gercekten bitti mi lan😮 Alla alla diyip  yataga gidip bebekler gibi uyumak, uyandiginda hala o 3 dklik hareketler serisinin o agriyi dindirdigine, verdigi rahatliga inanamamak... yazarken bile o saskinligi hatırlamak,, ve hala inanamamak 😂

O gun dedim yogayi hayatimdan cikarmiycam diye.. ve cikarmiycam.. mantralar , cakralar pek benim olayim degil simdilik.. olacagini da sanmiyorum; ama su an asanalar, nefes ve meditasyon kismi beni fazlasiyla mutlu ediyo zaten.. her gun daha fazla esnemek, bedenimin beni sasirtmasi, vucudumu gitgide daha iyi dinlemek, kendimi daha iyi tanimak.. bunlara deger..

seviyorum uleyn.. 😍

Keske herkes yoga yapsa 🤗🤗